Yalan Dünya “ORÇUN” Diziden Ayrılıyor mu?

Yalan Dünya dizisinde inanılmaz bir çıkış yakalayan intihara meyilli, akıllı ama saf taklidi yapan, yurtdışına çıkmayı amaç edinmiş Orçun karakteri diziden ayrılıyor mu? Bu nerden çıktı diyenleri duyuyor gibiyim… Haberin devamını okumanızı tavsiye ederim.

Bu söylentinin çıkmasının nedeni, dizinin önemli bir kişiliği olan Gülse Birsel’in Twitter’da attığı twit. Sizler için o kısmın görüntüsünü de aldım. Buyrun kendi gözleriniz ile görün.

orcun-diziden-ayriliyor-mu

Sizin de tanık olduğunuz gibi her şey. İlerleyen günlerde bunun kesinleşeceğini düşünmekteyim. Belki bir şakadır. UMARIM ŞAKADIR.

Yalan Dünya dizisinin tek güldüğüm karakteri olan Orçun’un gitmesi ile ben ve benim gibi düşünenler diziyi izlemeyip diğer alternatiflere bakacaktır.

 

DİKKAT

Olmayan bir Twitter hesabından Antakya izlenimleri!

“Birkaç gündür bulunduğum Antakya’da, ömrümde ilk defa anında bilgi vermek, mecburen ‘Tweet atmak’ ihtiyacı hissettim! Ama Twitter hesabım olmadığından içimden gelen tweet’leri, bu köşede paylaşmak isterim”

Önce üzerine basa basa, altını çize çize, bağıra bağıra tekrarlayayım: Twitter HESABIM YOOOOOK!! Gülse Birsel isimli, nedenini anlamadığım şekilde benmişim gibi davranan sahte kullanıcıyı takip eden 52 bin kişi fena halde kekleniyor yani! Bu psikoloji ilgimi çekiyor doğrusu. İsmimi kullanan arkadaşın gerçek hayatta ne tür biri olduğunu, hiçbir çıkarı olmadığı halde “Dizimiz ocakta başlıyor arkadaşlar”, “Kitabım çıktı aldınız mı?”, “Bugün çok keyifliyim, çalışmalarımız iyi gidiyor” gibi tweet’leri niye attığını, bunun arkasındaki motivasyonu çatlayacak kadar merak ediyorum. Birkaç hesap da Yalan Dünya dizisi adına açılmış, ki onlar da yalan dolan! Twitter kullanmıyorum. Ne yaptığımı, ne yiyip içtiğimi, hangi konuyla ilgili ne düşündüğümü, daha özenli cümleler ve doğru bir imlayla, daha geniş kitlelerle paylaşabileceğim gazete yazılarım var, belki ondan. Kelime sayısı sınırı da beni bozar! Takipçi sayısı üzerinden caka satmak karakterime uygun değilse de, çakmamın bile yoğun ilgiye mazhar olması güzel bir duygu gerçi. Her şekilde, birkaç gündür bulunduğum ve bayıldığım Antakya’da, başta tanıdığım insanlar ve yediğim yemeklerle ilgili olmak üzere, ömrümde ilk defa anında bilgi vermek, veya içinde bulunduğumuz dönemin iletişim şekliyle, mecburen ‘tweet atmak’ ihtiyacı hissettim! Yine tekrar edeceğim gibi, Twitter hesabım olmadığı için, içimden gelen tweet’leri, Twitter’da en çok rastladığım dilde, bu köşede sizle toptan paylaşmak isterim: “Antakya, Sveyka’dayız. Kaytaz böreği, saç oruğu, zahter salata, künefe, hepsi unutulmaz birer anı! Bir de restoranlardan “Baştacısınız” kelimesiyle uğurlanmak!” “Uzun Çarşı gerçekten upuzun ve aklınıza gelen her şey satılıyor, birçoğu Suriye malı!!!” “İstanbul’a bu kadar uzak, Halep’e bu kadar yakın olmak…” “Azize Nine’ler oldukça sırtımız yere gelmez! 92 yaşında, BBC’den Arapça haber dinliyor, Müslüman ülkeleri petrol için karıştırıyor diye Obama’ya gıcık oluyor!” (Burada ninenin bir fotoğrafını da koyardım büyük ihtimal!) “Kadınların gece gündüz sokakta tek başına rahat dolaşabildiği şehir, medeni şehirdir. Bkz: Hatay.” “Affan Kahvesi’nde su muhallebisine benzeyen, fosforlu, pembe gül şuruplu, dondurmalı Haytalı tatlısı yemeyen, Antakya’ya gitmemiş demektir ciğerim!” “Asi Nehri üzerindeki 1000 yıllık Roma köprüsünü 70’li yıllarda belediye yıkmış! Buranın tabiriyle, yıkanların suratını bezzaka yalaya! Bezzaka: Sümüklüböcek!” “Aslında kaçılıp saklanılmış bir mağara olan dünyanın ilk kilisesi St Pierre, görülmeli.” “Leban’da humus fewkalade habibi!” “Dinlerin birlikteliği, hoşgörü lafları Antakya’da sadece laf değil. Bugün 60 yaşlarında üç kankayla tanıştık, biri Sünni, biri Alevi, biri Musevi!” “Üç günde Antakya’yı bitirememek, mozaik müzesine gidememek, ev davetlerine katılamamak, tekrar gelmek için söz vermek…” Gördüğünüz gibi, tweet atarak, bir tecrübeyi tadıyla, ballandıra ballandıra anlatmak mümkün değil. Bilgileri anında veriyorsunuz, eyvallah, ama tatsız tuzsuz, kısa, ruhsuz biçimlerde.. Üstelik cümlelerimde arada sırada 140 karakteri geçtiğim bile oldu. İşte bu yüzden sinir oluyorum Twitter’a. Oysa yukarıda özetle anlattığım Antakya, bunun tam tersi bir ritmde yaşıyor. Tweet’lerle ifade edemeyeceğiniz bir sakinlik, tatlılık, yavaşlık ve muhabbet. Belki o ahestelik yüzünden, istisnasız tanıştığımız herkesin sohbeti masadan kalkılamayacak kadar tatlı. Ve belki o sohbetler ve Twitter dönemine kafa tutan, aksak, sakin, kanın vücutta akış hızına daha uygun ritmi sebebiyle de, her dinden, her dilden yaşayanının birbirini mükemmel anladığı bir kent. Twitter’da olmamaya devam edeceğim!

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/Pazar/Yazarlar/birsel/2011/11/06/olmayan-bir-twitter-hesabindan-antakya-izlenimleri

 

SABAH GAZETESİNDE YAZARLIK YAPAN GÜLSE BİRSEL AÇIKLAMA YAPTI ve O HESABIN SAHTE OLDUĞUNU DUYURDU. Teşekkürler GÜLSE BİRSEL (:

 

GÜLSE BİRSEL’İN TWİTTER HESABI YOKMUŞ.


25 Şubat 2012
1
MakaleYazarı

Bu Konu Hakkında Yorum Yapabilirsiniz