Grafikerlerden Eş Olmaz, Neden Mi?

Bugün bir blogu gezerken beni gülümseten bir yazı okudum ve paylaşmak istedim. Buna bezer bir şeyi de aslında blog yazarları için de yapmalı :). Maddeler halinde paylaşmak istiyorum. Buyrun;

  • Onlar çok tuhaflar…(Dakika bir gol bir.)
  • Dünyada onlardan milyarlarca var,aynı bilgisayar ekranınızdaki renkler gibi.
  • Konuşmaları katmanlarla (bkz:layer) analiz edeceklerdir.
  • İkea’dan toparlanmış bir grup eşya ile vakit geçireceksiniz.
  • Sadece ambalajını sevdikleri için bir sürü garip b.ku yiyip içebilirler.
  • Birbirlerinden nefret ederler.
  • Sinemadan hep en son siz çıkacaksınız çünkü tüm jeneriği okumak zorundasınızdır.
  • Bir ampul bile değiştiremezler ya da en azından eskizini çizmeden yapamazlar.
  • Bütün masalarınızı kreatuarları ile mahvederler.
  • Ne söylediğinizi dinlemekten çok,üzerinizdeki şalın deseniyle ilgilidirler.
  • Evinizi dergilerle ve üzerinde çizimler olan bir sürü şeyle dolduracaklar.
  • Siz asla orjinal mi yoksa kopya mı olduğunu bilmezsiniz.
  • Fotoğraflarınızla kolajlar yaparlar.
  • Nasıl toplama çıkartma yapacaklarını bilmezler,sadece harflerden anlarlar.
  • Hiç kimsenin tanımadığı insanları idol haline getirip,onlar hakkında sanki lise arkadaşlarıymış gibi konuşurlar.
  • Neredeyse hergün fotoğraf çekerler ve hepsi garip şekillerle kesilmiştir.
  • Her konuda fikrinizi sorarlar ama her ne istiyorlarsa onu yaparlar.
  • Herşey sola hizalıdır,geç gelmedikleri sürece sağa veya ortaya hizalamazlar.
  • Comic sans’tan nefret ettikleri kadar büyük bir tutkuyla Helvetica’ya aşıklardır.
  • Her şey için iphone kullanırlar çünkü hepsinde bir tane vardır.
  • Onlara danışmadan evi dekore edemezsiniz.
  • Sokak tabelalarını çalarlar.
  • Elleri her zaman birşeylerle boyanmış haldedir.
  • Boyayabilmeleri için bitirilmemiş bebekler satın alırlar.
  • Her şey gerçekte olduğundan farklı bir şeye dönüşür;kartlar biletlere,kartlar…
  • Tartışırken,dönen tekerlek (osx’teki dönen yükleme çubuğu) gibi lakaplar alabilirsiniz.
  • Pantone kataloğuna bakmadan nasıl giyineceklerini bilmezler.
  • Excel’den nefret ederler.
  • Çizgi roman okurlar.
  • Sadece bir afiş ile dünyayı kurtarmak isterler.
  • Gününüzü beyin fırtınası yaparak geçireceksiniz.
  • Tatilde sizi daha önce varolduğunu bile bilmediğiniz ve plajı olmayan yerlere götürürler.
  • Müzeler ikinci evleridir.
  • Gizlice menü tasarımını eleştirmedikleri bir restorana gitmezler.
  • Sizin asla duymadığınız müzikleri dinlerler.
  • Normal bir yemek pişiremezler,her zaman yeni malzemeleri denemek zorundadırlar.
  • Nadir bulunan kitapları okurlar,çocukların hikayeleri…
  • Bir şey söylediğinizde,herkes dediklerinizi onların twitter ve facebook hesaplarından okur.
  • Siz varolduğundan haberdar olana kadar onlar çoktan bir ipod almışlardır.
  • Hatırladıkları tek keyif verici durum adobe’nin macromedia’yı satın aldığını duydukları zamandır.
  • Sadece onlar için olan dükkanlara sahiplerdir ve bunlar şehirdeki en pahalı yerlerdir.
  • Bütün paralarını apple store’da harcamak isterler.
  • Asla size aldıkları hediyeleri anlayamayacaksınız.
  • Sıradan eşyaları görüp kahkaha atarlar.
  • Gecenin bir yarısı “teslim tarihi ne zamandı dedin?” gibi bir çığlıkla uyanırsınız. (bkz:deadline)
  • cmyk ve rgb’yi,neo’nun matrix’i gördüğü gibi görürler.
  • Tasarımlarına kimsenin tek bir şans bile vermeyeceği günü hayal ederler.
  • Özel bir doğum günü hediyesine harcayacaklarından oldukça fazlasını bir font için harcayabilirler.
  • Her zaman uykuludurlar çünkü 24 saat çalışırlar.

grafikerlerle-cikmamak-icin-nedenler


5 Şubat 2012
1
MakaleYazarı

Bu Konu Hakkında Yorum Yapabilirsiniz